Saturday, 1 February 2014

Yeni yil

Masal bu ya, çok yıllar önce, zaman bilinip saat bilinmezken  cennetin ve yeryüzünün hakimi Çin Yeşim İmparatoru doğum gününde   ırmak kenarında dolaşırken geçen zamanı ölçmek ve kaç yaşında olduğunu hatırlamak için  bir yol bulmaya karar vermiş. Hayvanlara , bulutlara ve bitkilere de söz geçirebilen bu yüce adam, haber iletmiş bütün canlı varlıklara. Irmaktan bu tarafa onun yanına gelen hayvanların isimlerini takvime ekliyeceğini  buyurmuş. Sırayla fare, sonra manda,   kaplan, tavşan, ejderha, yılan,   at, keçi, maymun, horoz, köpek, domuz, hile ile en sona kalan kedi ile yılların isimlendirilmesi ve takvim tamamlanmış. 12 hayvan  12 yıla ismini vermiş. Fare iyi bir hayvan bu kültürde. Fare yılında doğanlar akıllı, düşünceli, mantıklı ve meraklı olurlar. Bu yıl At yılı. Bu yılda doğanlar arkadaş canlısı, neşeli, işlerinde başarılı, yetenekli olurlar. Yani anlıyacağınız farenin bizim bildiğimiz fare ile, atın da bizim atlarla pek benzerliği yok.

Çin  eskiden olduğu kadar yabancı değil artık. Çin makarnası ve sebzeli sigara böreği ile soframızda beliren, soya filizi ile salatalarımıza giren Çin mutfağı, kırmızı püsküllü süsleri, ejderhali  yemek tabakları, oyuncak bebek kadar esnek cimnastikçileri  ile bize yakın.

İngiltere Kraliçe Viktorya döneminden  Çin  ile  tanışıyor, afyon alış verişinden, Hong Kong’un  Çine     geri verilmesine kadar uzanan bir yakınlıkları var ve   bu küçük adada yerleşen bir sürü uzak dogulu  bu sene Ahşap  At yılını  Çinlilerin en çok olduğu şehirlerde  kutlayacak. Londra’daki China Town, çoktan süslendi bile. Kırmızı Çin anlayışında iyi bir renk. Ateşin, bereketin, iyi şansın, mutluğunun ve keyfin rengi.   Tabii ki bütün sokaklar kırmızı fenerler, kurdaleler ve  kırmızının her tonundan uzun tüyleri olan efsanevi lal kuşun  resimleri ile donandı.  Her köşebaşında   uzun fırça darbeleri ile çizilmiş şaha kalkmış, dolu dizgin, dörtnala koşan, yeleleri görülmez tayfunlarla dalgalanan, eğersiz, özgür  at resimli takvimler satılıyor. Sokaklar  kızarmış susam yağı, zencefil,  yeni bahar, anoson kokusuyla yemeğe davet ediyor.
Londra’da Çin mahallesinde  durum böyle. Leicester Square  metro istasyonundan çıkıp karşıya geçince sokak levhaları bile hem İngilizce hem Çince yazılı.  Şimdilerde daha çok turistlerin resim çektirdiği,  İngiltere’ye okumaya gelmiş uzak doğulu öğrencilerin pirinç ve başka yerde bulamadıkları sebze meyve alışverişleri için geldikleri, Çin restoranları ve süpermarketleri ile dolu  bir alan burası. Caddenin iki basına yapılmış uyduruk Çin kapılarının arasındaki alan yeni yıl kutlamaları için hazırlandı kaç gündür.  Kutlama için özel yapılan  sebzeli  sigara börekleri,  buharda pişmiş eski Çin parasına benzeyen muska börekleri, yuvarlak küçük kurabiyeler restoranların vitrinlerinde. Sigara börekleri altın külçelerini anımsatır;  küçük yuvarlak,  kestaneli, hurmalı, ve lotus çiçekli pilavli kek  yerken işlerin iyi gitmesi  dilenir.
Yeni yıl  bu sene hafta sonuna rast geldiği için Londra’lılar soğuk ve yağmur demeden Çin mahallesine giderler. Kutlamalar bütün Şubat ayı boyunca sürer.  Olayı bilenler birbirlerine ‘Kung  Hei Fat Choy’ ( iyi yıllar) derler iki ellerini birleştirerek.   Çin mahallesinde  dükkanlardan gelen acı Çin müziği, soya sosu ve kavrulmuş sarımsak kokusunun arasında boğuk, ağır davul sesi duyulur önce, sonra  çil, çil bir  ses. ‘Ay ne oluyor?’ demeğe kalmadan baştan aşağa siyahlar giymiş bir genç adam kocaman sopaya takılmış pırıl pırıl futbol topu büyüklüğünde bir inci tanesi ile koşarak yanınızdan geçer. Arkasından ne geleceğini bilenler kenara çekilirler. Kağıttan yapılmış gözleri fildır fildır oynayan, kulakları dik, açık ağzından sivri dişleri gözüken bir ejderha kafası  bu davul ve zil sesi eşliğinde yavaş yavaş dansederek yol alır. Ejderhanın bedeni parlak kumaştan yapılmış ve üç dört  genç adam  bu  uzun kumaş parçasını başlarının üstünde taşıyarak yürürler, aynı bir ejderha gibi.  Yol kenarlarında uzun çatpatlar, kalabalık, bir hay huy arasında ejderha dünyayı temsil eden inciyi takip eder; bir başka sokak arasında   aynı gürültü patırtı ile kağıttan yapılmış içinde iki insan olan arslan  kuklaları kavga eder,  Kung fu okuluna giden çocuklar havada tekme atarak döner,  kiremit kırar, alkış isterler. Başka bir köşede pırıl pırıl  kızlar işlemeli uzun elbiseler 
içinde zarif yelpazelerle  ağır makyajlı çekik gözleri ile diz kırıp ağır, durgun,  rüyada gibi raks ederler, sanki bu gürültünün bir parçası değillermiş gibi.
Bakılacak çok şey, yenilecek çok şey var.   Her restaurant dışarıya masa atmış, kızarmış  tırnaklı tavuk  ayağından  yumurta turşusuna, hamsiden de küçük balık  kurusundan, baloncuk çayına kadar herşeyin tadına bakabilirsiniz.  Küçük at şeklinde anahtarlık,  küçük kırmızı kağıt fener, ejderha kuklası da alınacak şeyler arasında.    Hatta   börek mörek  yerken geleceğinizi öğrenmek isterseniz, kürdandan  biraz daha uzun çubuk falına,  eski delikli Çin parası falına ( İ Ching),  baktırabilir, yüzünüzdeki benlere göre geleceğiniz bile öğrenebilirsiniz.





No comments:

Post a Comment